Kişilerarası İlişkiler Psikoterapisi
Psikoterapi

Kişilerarası İlişkiler Psikoterapisi

Kişilerarası İlişkiler Psikoterapisi (KİPT), depresyon ve ilişkili duygudurum bozukluklarının tedavisinde etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmış, tedavi kılavuzlarında yer alan, yapılandırılmış, süre sınırlı bir psikoterapi türüdür.

  • Güncelleme: 5 Mart 2026
  • Uzman: Klinik Psikolog Aleyna SULTANOĞLU

1. Kişilerarası İlişkiler Psikoterapisi nedir?

Kişilerarası İlişkiler Psikoterapisi (KİPT), depresyon ve ilişkili duygudurum bozukluklarının tedavisinde etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmış, yapılandırılmış, süre sınırlı bir psikoterapi türüdür. Temel varsayımı; kişinin ruhsal belirtilerinin, yaşadığı kişilerarası ilişki zorluklarıyla doğrudan ilişkili olduğudur. Bu terapi, kişinin mevcut yaşamındaki ilişkilerini, sosyal rollerini ve iletişim biçimini merkeze alır. Yaşanan stresli olayların (örneğin bir kayıp, ayrılık, çatışma, yaşam rolündeki değişim gibi) duygusal etkilerinin nasıl ele alındığı, kişinin depresif belirtilerinin sürmesinde ya da azalmasında belirleyici olur. KİPT, bu ilişki örüntülerini fark etmeyi ve daha sağlıklı baş etme yolları geliştirmeyi hedefler. KİPT’de amaç, geçmişi uzun uzun konuşmak değil, kişinin bugünkü ilişkilerinde duygularını daha açık ifade edebilmesi, sınırlarını koruyabilmesi ve destek kaynaklarını etkin kullanabilmesidir. Terapist, kişinin içinde bulunduğu ilişkisel döngüleri tanımasına, bu döngülerdeki iletişim kalıplarını anlamasına ve yeni beceriler kazanmasına yardımcı olur.

2. Hangi durumlarda uygulanır?

KİPT en güçlü bilimsel desteğini depresyon tedavisinde almıştır. Bununla birlikte aşağıdaki durumlarda da kullanılabilir:

  1. Majör depresif bozukluk
  2. Anksiyete bozuklukları
  3. Yeme bozuklukları
  4. Doğum sonrası (postpartum) depresyon
  5. Yas süreciyle ilişkili depresyon veya karma duygudurum
  6. Sosyal kaygı ve kişilerarası çatışma yaşayan bireyler
  7. İlişki kaybı veya yaşam rolünde önemli değişiklik yaşayan kişiler (örneğin boşanma, emeklilik, ebeveynlik gibi)
  8. Anksiyete bozukluklarının eşlik ettiği depresif tablolar

KİPT, özellikle depresyon belirtilerinin ilişkisel olaylar sonrasında başladığı veya sürdüğü durumlarda tercih edilen bir psikoterapidir.

3. Nasıl uygulanır?

Kişilerarası İlişkiler Psikoterapisi genellikle haftada bir seans olacak şekilde uygulanır. Ortalama 12 ila 16 seans arasında süren bir kısa süreli tedavidir. Tedavi üç temel aşamadan oluşur:

  1. Başlangıç aşaması: Bu bölümde kişiyle terapist birlikte belirtileri, yaşanan stresli yaşam olaylarını ve kişilerarası ilişkileri değerlendirir. Belirtilerin ilişkisel bağlamı anlaşılır. Dört ana problem alanından (yas, rol değişikliği, kişilerarası çatışma, sosyal izolasyon) biri ya da birkaçı belirlenir.
  2. Orta aşama: Belirlenen problem alanı üzerinde aktif olarak çalışılır. Terapist, kişinin duygularını tanımasına, iletişim biçimini fark etmesine ve yeni ilişki becerileri denemesine rehberlik eder. Rol canlandırmaları, iletişim örnekleri ve duygusal farkındalık çalışmaları sık kullanılır.
  3. Son aşama: Terapide kazanılan beceriler gözden geçirilir, gelecekteki olası zorluklarla baş etme stratejileri belirlenir. Gerektiğinde bakım/izlem planı yapılır.

Seanslar boyunca terapist yönlendirici ve yapılandırıcı bir rol üstlenir; terapi ilerledikçe kişi duygularını daha açık ifade etmeyi ve destekleyici ilişkiler kurmayı öğrenir.

4. Bu terapi kimler için uygun değildir?

KİPT, yoğun psikotik belirtiler, ciddi bilişsel bozukluklar veya ağır bağımlılık gibi durumlarda tek başına yeterli olmayabilir. Bu tür durumlarda önce tıbbi tedavi veya ilaçla stabilizasyon sağlanması gerekir. Ayrıca kişilerarası teması çok sınırlı olan veya seanslara düzenli katılım sağlayamayan bireylerde verim azalabilir.

5. Etkinliği ve bilimsel kanıt düzeyi

KİPT, depresyon tedavisinde plasebo ve diğer destekleyici terapilere göre anlamlı düzeyde daha etkilidir. Çok sayıda meta-analiz, KİPT’nin hem bireysel hem grup formatında etkin olduğunu göstermiştir. Ayrıca ilaç tedavisine yanıt vermeyen depresyon olgularında da KİPT’nin tek başına veya kombine biçimde fayda sağladığı bildirilmiştir.

6. Terapi sürecinde dikkat edilmesi gerekenler

  1. Seansların düzenli yürütülmesi önemlidir.
  2. Terapiye başlamadan önce hedeflerin netleştirilmesi ve kişilerarası problem alanının tanımlanması sürecin kalitesini artırır.
  3. Gerekirse ilaç tedavisiyle birlikte uygulanabilir.
  4. Terapide duygusal farkındalık, iletişim ve destek sistemlerinin güçlendirilmesi temel odaklardır.
TMS (Transkraniyal Manyetik Stimulasyon)
Beyin Uyarım Tedavisi

TMS (Transkraniyal Manyetik Stimulasyon)

Tedaviye dirençli depresyon tedavisinde etkili ve FDA onaylı, psikiyatride kullanımı giderek artan, modern, bir beyin uyarım ve beyin aktivitesi düzenleme (nöromodülasyon) tedavisidir.